Güzin ile Baha / En İyileriyle


Yayın Tarihi: Nisan 2005
Yapım: Ossi Müzik
Yapımcı: Hakan Eren
Müzik Direktörü: Hakan Eren
Proje Koordinatörü: Zeynep Göktürk
Digital Mastering: Hakan Eren, Baha Boduroğlu
Arşiv: Hakan Eren, Baha Boduroğlu
Tasarım-Konsept: Nazlı Ongan, Mehmet Bilal Dede

Özel Teşekkür: Yenigün Aydınlatma, Onur Yurdatapan, Dani Grünberg, Bülent Forta, İhsan Söğütoğlu
» Bülteni indir
» Büyük kapağı indir
» Bulunduğu albümler
» Satın al
Albümü bulabileceğiniz bazı adresler:
TTnet Müzik
Spotify
Esen Shop
D&R
Dijital Ürün
Bu albüm sadece dijital ortamda sunulmuştur, müzik marketlerde CD formatında bulunmamaktadır. iTunes ve TTnet Müzik sitelerinden temin edebilirsiniz.
Longplay plak formatında albüm
Bu albüm titizlikle mastering işleminden geçirilip yüksek ses kalitesinde plak olarak basılmıştır. Plak ve Ben sitesinden satın alabilirsiniz.
Şarkı Listesi
1- Gençlik Başımda Duman (Ateş Böceğim) 1975
Söz: Aysel Gürel Müzik: Baha Boduroğlu
2- Eski Çamlar Bardak Oldu 1975
Söz-Müzik: Baha Boduroğlu
3- Allah Allah Ne Zaman 1975
Söz: Melih Altın Müzik: G.Bonzo
4- Düş 1976
Söz-Müzik: Baha Boduroğlu
5- Dolsun Kadehler 1975
Söz-Müzik: Oktay Yurdatapan
6- Yanımda Sen Olmayınca 1974
Söz-Müzik: Baha Boduroğlu
7- Gölgeler 1976
Söz: Şevket Rado Müzik: Baha Boduroğlu
8- Bilmem Hatırladın Mı 1976
Söz: Aysel Gürel Müzik: Baha Boduroğlu
9- Çal Çal 1977
Söz-Müzik: Baha Boduroğlu
10- Olamam Ki 1977
Söz-Müzik: Oktay Yurdatapan
11- Nidem Nidem 1973
Söz: Bülent Pozam Müzik: Baha Boduroğlu
12- Deli Balım 1973
Söz: Aysel Gürel Müzik: Baha Boduroğlu
13- Ilgıt Ilgıt 1971
Söz: Karacaoğlan Müzik: Baha Boduroğlu
14- Kırmızı 1971
Söz: Karacaoğlan Müzik: Baha Boduroğlu
15- Altın Kafes 1971
Söz: Karacaoğlan Müzik: Baha Boduroğlu
16- Yörük Yaylası 1974
Söz: Aysel Gürel Müzik: Baha Boduroğlu
17- Neyleyim 1972
Söz: Pir Sultan Abdal Müzik: Baha Boduroğlu
18- Dicle Fırat 1976
Söz: Ozan Telli Müzik: Baha Boduroğlu
GENÇLİK BAŞIMDA DUMAN

Sadece birlikte söyledikleri şarkılarla değil, ortak imza attıkları prodüksiyonlarla da bir dönem popüler müziğin en yenilikçi, en üretken ve çalışkan çifti olmuş Güzin ile Baha’nın, yetmişlerin bütün coşkusunu ve heyecanını taşıyan şarkılarını yıllar sonra yeniden dinlerken, o günün kısıtlı şartlarında binbir emek ve uğraşla ortaya çıkarılmış bu şarkıların geçen onca zamana rağmen nasıl hâlâ sapasağlam ayakta durduklarına şahit olacaksınız.

Güzin Sokullu, ilk kez 1961 yılında İstanbul Belediyesi Şehir Tiyatroları’nda oyuncu olarak sahneye çıktı. Baha Boduroğlu ise 1963 yılından itibaren çeşitli orkestralarda bas gitar çalarak ve şarkı söyleyerek sahneyle tanıştı. İkili, altmışlı yılların ikinci yarısında Gönül Ülkü ve Gazanfer Özcan Tiyatrosu’nun oyuncuları olarak aynı sahneyi paylaşacaktı. O günlerde sahnelenen “Üsküdar’ın Karşısında Galata” adlı müzikli oyunda söyledikleri şarkılarla müzik çevrelerinin dikkatini çektiler.

Tiyatro haricinde boş kalan zamanlarında da birlikte müzik çalışan ve Baha’nın henüz gün ışığına çıkmamış bestelerini kendi aralarında çalıp söyleyen iki genç oyuncu, o günlerde tiyatro eleştirmenliği de yapan Selmi Andak’ın kendilerini dinleyip beğenmesi üzerine, Andak’ın da teşvikiyle ikili olarak müziğe atılmaya karar verdi. Güzin ile Baha imzası taşıyan ilk 45’lik, “Sivastopol Önünde / Ilgıt Ilgıt” 1971 yılında yayınlandı. O günlerin moda akımı pop-folk tarzında yapılmış bu plak, müzik dünyasının dört dörtlük bir ikili ve bir o kadar da sağlam bir besteci kazandığının da habercisi gibiydi.

Aynı yıl ikinci 45’likleri “Kırmızı / Altın Kafes”i piyasaya süren ikili, bir yandan müzik dünyasında adını duyururken, bir yandan da tiyatro sahnesine çıkmaya devam ediyordu. Gerek aranje edilmiş türkülerin, gerekse halk ozanlarının dizeleri üzerine yapılmış bestelerin büyük ilgi gördüğü o günlerde, ikilinin bu tarza getirdiği taze soluk dikkatlerden kaçmadı .

Günlerden bir gün Baha Boduroğlu, aynı sahneyi paylaştıkları tiyatro oyuncusu Aysel Gürel’in amatörce yazdığı şiirlerle dolu sarı sayfalı defterini fark etti ve Gürel’i bir hayli zor ikna ettikten sonra defterdeki bazı şiirleri bestelemeye başladı. Bu sayede Türk popunun görüp göreceği en renkli, en usta ve en eşsiz kalemlerinden birinin ilk şarkı sözleri, Baha Boduroğlu besteleriyle birer birer şarkıya dönüşecek ve ikilinin 1973 yılından itibaren plaklarında kullanmaya başladığı bu şarkılar, pop-folk tarzının dışına çıkan ilk çalışmaları olacaktı.

1972 yılında tiyatroyu bırakarak tamamen müziğe yönelen ikilinin 1975 yılında yayınlanan “Gençlik Başımda Duman / Eski Çamlar Bardak Oldu” 45’liği, müzik dünyasına kelimenin tam anlamıyla bomba gibi düştü. Bir anda herkes ellerinin baş parmaklarını bükerek, birbirini peşi sıra takip ederek “ateş böceği dansı” yapmaya başlayacak ve Türk popunun en eğlenceli şarkıları arasında en üst sıralarda yer alacak bu iki şarkı, yıllar boyunca dillerden hiç düşmeyecekti. Güzin ile Baha diskografisinin hemen hemen tamamına yakını bu albüm sayesinde tekrar gün ışığına çıkarken, yıllardır herkesin peşinde koştuğu bu iki şarkı, bütün eğlencesi ve keyfiyle hepimizi yine coşturacağa benzer.
1974 yılında müzikteki birlikteliklerini evlilikle perçinleyen ikilinin son 45’liği “Çal Çal / Olamam ki”, 1977 yılında yayınlandı. Popüler müzikte bir döneme damgasını vurmuş Oktay Yurdatapan (Tuğrul Dağcı)’nın imzasını taşıyan “Olamam ki” adlı şarkı, aslında Güzin ve Baha’nın o günlerde yaşadıklarını özetler gibiydi: “Olamam ki senle de, sensiz de olamam ki...” Nitekim bu plağın ardından yollarını ayıran ikili, ortaklıklarını bir zaman daha sürdürseler de, bir daha birlikte plak yapmadılar. O günlerde kurdukları Bip Plak, dönemin en çok ses getiren işlerine imza atan, taverna ve disko-fasıl gibi seksenler boyunca peşinden koşacağımız akımların yolunu açan müzik firması oldu. Güzin ile Baha’yı tekrar bir arada olarak görebilmek içinse 2000 yılında kurulacak olan Eski Dostlar topluluğunu beklememiz gerekecekti.

Türk pop müziği tarihinin 2005 yılı hanesinde Ossi Müzik adı ziyadesiyle yer tutacak, buna şüphe yok. Başta Hakan Eren olmak üzere, bir avuç insanın imkânsızın peşinden koşarak hayata geçirdiği her bir proje, tıpkı bu albüm gibi, bir zamanlar onca zor şartlara rağmen ortaya çıkarılabilmiş kusursuz işleri tek tek belgeliyor. O günleri yaşayanların anılarına bir kez daha fon müziği olacak bu şarkılar, ilk defa duyacaklar için de doyumsuz tatlar içeriyor. Elde kitaplarla parklarda buluşmaya, “felek ettiğin bulsun,” diyerek kadehleri doldurmaya, çoktan bardak olmuş eski çamlardan dem vurmaya, bir Dicle, bir Fırat aldıkça sözü, merakla kulak kabartmaya, yarın mutlak doğacak güneşin düşüne yatmaya, ama hepsinden çok geceyi aydınlatan ateş böceğinin peşinden bir kez daha koşmaya hazırsanız şayet, bir albüm dolusu Güzin ile Baha şarkısı sizi bekliyor. Çünkü yıllar geçip gitse de, gençlik hâlâ başımızda duman, ilk aşk hâlâ ilk heyecan...

Hakan Tok

Bu albüme ait video klipleri izlemek için tıklayınız.